Atatürk’ü ve Onun Devrimlerini Nasıl Okumalıyız? « KalkandereninSesi

24 Temmuz 2024 - 04:48

Atatürk’ü ve Onun Devrimlerini Nasıl Okumalıyız?

Son Güncelleme :

31 Aralık 2022 - 10:52

64 views
Atatürk’ü  ve Onun Devrimlerini Nasıl Okumalıyız?

Atatürk’ü ve Onun Devrimlerini Nasıl Okumalıyız?

Eğer Tarih, geçmişe bakarak bugünü anlamak ve geleceği yorumlamaksa,
Eğer Tarih, insanlığın değişim ve gelişimini anlamlandırarak yaşadığımız yüzyılın kodlarını çözmekse,
Eğer Tarih, asla tekerrür etmediğinin idrakiyle, ondan ders alan ulusların büyüklüğünü kaydediyorsa,
Eğer Tarih, düşünen toplumlarla sürekli diyalog halindedir düsturuna inanıyorsak,
Bizler toplum olarak yakın tarihimize bakmalı ve bu değişim ve gelişimin bizler için ne anlamlar ihtiva ettiğini fark etmeliyiz. Şüphe yok ki düşünen, sorgulayan, eleştiren toplumlar, bu unsurları ilke olarak benimsediğinden kendi tarihlerinden gerekli mesaj ve dersleri çıkarmışlardı.
Tarih, bu ifadelerle insanlığın değişim ve gelişimini anlamlandırmaksa, Atatürk’e ve onun milleti ile birlikte yaptıklarına, onun düşünce, ilke ve devrimlerine de bu gelişim ve değişimi idrak ederek bakmamız gerekmektedir.
Örnek olarak onun devrimlerinin hedefi olarak gösterdiği muasır medeniyetler seviyesi nedir? ve bu neden hedef olarak gösterilmiştir?
Bu hedef, bir ihtiyacın ürünü müdür? Yoksa ütopik bir hayal veya basit bir batı taklitçiliği midir?
Bu soruları sorarak ilerlediğimizde karşımıza tarihin hakikatleri çıkacaktır. Cevaplar, bu milletin geçmişinde bu milletin köklerinde yatmaktadır. Bu sorulara, geçmiş dönemin ihtiyaç ve beklentilerini göz önüne bulundurmadan, nasıl bir coğrafyada yaşanıldığını algılamadan, 10 yıllık bir savaş neticesinde elde kalan çorak, yoksul ve büyük acılar çekmiş bir millet, bir vatan olduğu gerçeğini görmeden, günümüz değer yargıları ve sonradan ne olduğunu bilmenin rahatlığı içerisinde cevaplar aramak bizi tarihin hakikatlerine götürmeyecektir.
Türk milleti, bu soruların cevaplarını hamaset ve anakronizm yapmadan yakın tarihine baktığında tereddütsüz bulacaktır. İşte bu aşamada karşısına Mustafa Kemal Atatürk çıkacaktır. Şüphe yok ki Atatürk’ün hayatı bütünüyle irdelendiğinde, bu büyük milletin nasıl bir değişim ve gelişim içerisinde olduğu da fark edilecektir. Her şeyden evvel Atatürk’ü ortaya çıkaran neden ve unsurlar tarihin diyalektiği içerisinde irdelendiğinde, Atatürk’ün Türk milletini muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak için puzzlenin parçalarını önemli görmekle birlikte, modern bir devlet ve toplum inşa etmek için tablonun bütününe bakmanın gerekli olduğuna inanmış bir lider olduğu da fark edilecektir.
Bu tablonun her bir parçası, bağımsızlık ve modernleşme yolunda atılan cesur adımlardır.
Bu tablonun bütünü ise, Türk milletinin aydın ve müreffeh yarınlarıdır.
Bu tablonun bütünü ise, bugünün genç nesilleridir.
Bu tablonun bütünü ise, tarih boyunca tarihe damgasını vuran Aziz Türk Milletidir.
Şüphe yok ki İstiklal Savaşı’nın hemen ardından gerçekleşen devrimler, böyle bir hedefe ulaşmak için yapılmıştı. Zorunluydu, gerekliydi ve bir ihtiyacın ürünüydü. Bugün coğrafyamıza baktığımızda ülkemizin yaşadığı devinimle geldiği seviye bunun açık bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Atatürk, çağını okuyan ve çağının ihtiyaçlarını anlayarak çağını aşan bir liderdi. Atatürk, yaşadığı dönem itibariyle tarih yaptığının ve tarihin de onu yazacağının farkında olan bir liderdi. Çünkü o milletinin ona tam da ihtiyaç duyduğu bir anda bir kurtarıcı olarak ortaya çıkmıştı. Yaşadığı şartlar, yetiştiği toplum, aldığı eğitim, içinde büyüttüğü realist liderlik duygusu ve karizması onu tarihin kucağından bir munci olarak ortaya çıkartmıştı.
Şöyle bir düşündüğümüzde bugün ülkemizin hemen her köşesinde artık müze olarak hizmet veren Atatürk köşklerinin sayısı neden bu kadar çoktur? Şüphe yok ki bunun nedeni Atatürk’ün Anadolu’nun her bir köşesine yaptığı ziyaretlerin çok olmasıdır. Öyle ki bir gezi bazen 4-5 ay
sürebiliyordu. Anadolu yüzyıllardır bu tarz gezilere hiç alışık olmamıştı. Bu gezilerin temel konusu halkın durumu ve ülkenin her yönüyle imar faaliyetleriydi. Biz, Atatürk milletin dertlerini dert edinen bir devlet adamıydı derken kast ettiğimiz onun bu gezilerden edindiği izlenimlerden çok etkilenmiş olmasıydı. Onu tanıyan onunla bu seyahatlere eşlik eden devlet adamları, sonradan kaleme aldıkları anılarında bu gerçeği ziyadesiyle işlemişlerdir. Atatürk, bir saha adamı olmakla birlikte onun edebî yönü de takdire şayandı. Mesela onun 17 eser kaleme aldığını bilir miydiniz? Bu eserler içerisinde Medeni Bilgiler kitabı ayrı bir önem teşkil etmektedir. Bu kitap içerisinde tarifini yaptığı demokrasi ve egemenlik kavramları Türk Milletin sinesinde yeşermesini istediği kavramlardı.
O sadece Türk Milleti tarafından değil, zulüm altında inleyen uluslar da onu bir kurtarıcı, bir ışık olarak görüyorlardı.
Dönemi itibariyle düşünüldüğünde, Türk Milletinin bağımsızlık ve egemenlik mücadelesi ile devrimsel dönüşüm gerçeği Mısır, Irak, Iran, Afganistan, Hindistan, Fas, Cezayir, Tunus, gibi ülkelerde de örnek olarak alınmıştır. Dönemin Hindistan meclis başkanı, Abdürrahim, “… Atatürk, dünya politikasına hâkim ve Asyalıların büyük bir kısmının hayatına eşsiz tesir yapmıştır.” derken bu gerçeği kastetmekteydi. Aynı şekilde 1938’de Atatürk vefat ettiğinde cenaze törenine gelen Afganistan’ın eski kralına neden ağlıyorsunuz denildiğinde, “O yalnız Türk Milleti için değil, bütün şark milletleri için de büyük bir rehberdi. Onunla hemfikirdik, onun ideallerini benimsemiştim.” derken herhalde kast ettiği gerçek bu idi.
Sözlerime İsmet İnönü’nün “Kadir bilen ve büyük evlat yetiştiren Türk Milletinin yüreğinde Kemal Atatürk, adı sevgi ve hürmet içinde ebedi olarak yaşayacaktır.” sözleriyle son verirken, onun aziz ruhu önünde saygı, minnet ve şükranla eğiliyorum.
Ruhun Şad Olsun Aziz Atam

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.